MESİAD Başkanı Adnan Gündoğdu, küresel dönüşüm sürecinde güçlü Türkiye’nin bir tercih değil, tarihsel bir zorunluluk olduğunu vurguladı.
Dünya artık dönüşümü tartışan değil, dönüşümün tam ortasında olan bir noktaya gelmiş durumda. Küresel sistem; siyasi, ekonomik ve askeri alanlarda yeniden şekilleniyor. Güç merkezleri yer değiştiriyor, uluslararası dengeler kalıcı biçimde yeniden tanımlanıyor. Bu yeni dönemde öne çıkan ülkeler ise vizyon sahibi, hazırlıklı ve güçlü devlet yapıları oluyor.
Türkiye; jeostratejik konumu, üretim kapasitesi, savunma sanayii kabiliyeti, genç ve dinamik nüfusu ile bu sürecin doğal aktörlerinden biri konumunda. İçinde bulunduğumuz çağ, Türkiye’nin sadece güçlü olmasını değil; her alanda daha dirençli, daha etkili ve daha kararlı bir yapıya kavuşmasını zorunlu kılıyor.
Küresel rekabet artık klasik yöntemlerle yürümüyor. Çok katmanlı güvenlik anlayışı, ileri savunma teknolojileri, enerji güvenliği, lojistik üstünlük, finansal dayanıklılık ve teknolojik bağımsızlık, yeni güç tanımının temel unsurları arasında yer alıyor. Bu alanlarda yapılan her stratejik yatırım, Türkiye’nin küresel sistemdeki ağırlığını artırıyor.
Toplumsal birlik ve ortak akıl, güçlü devlet yapısının en önemli bileşenlerinden biridir. Farklı düşünceler demokratik zenginliğin parçasıdır; ancak söz konusu ortak vatan, ortak gelecek ve milli çıkarlar olduğunda, tüm kesimlerin aynı hedef doğrultusunda hareket etmesi kaçınılmazdır. Güçlü ülkeler, iç uyumlarını sağlamlaştırarak küresel rekabette öne çıkar.
İş dünyası açısından güçlü ve kararlı bir Türkiye; yatırım güvenliği, üretim sürekliliği ve sürdürülebilir kalkınmanın temelidir. Savunma sanayiinden sanayi üretimine, dijital altyapıdan nitelikli insan kaynağına kadar atılan her adım, yalnızca ekonomik büyümeyi değil, aynı zamanda stratejik derinliği de artırmaktadır.
Bugün atılan adımlar, sadece bugünü değil, gelecek on yılları da şekillendirecek niteliktedir. Uzun vadeli planlama, stratejik sektörlere odaklanma ve kamu–özel sektör iş birliğinin güçlendirilmesi; Türkiye’nin bölgesel değil, küresel ölçekte etkin bir güç olmasının anahtarıdır.
Bizler köklü bir devlet geleneğinin mirasçılarıyız. Tarihimiz, birlik ve kararlılık içinde hareket edildiğinde nasıl büyük başarılar elde edildiğinin açık göstergesidir. Bugün de aynı bilinçle hareket etmek; daha güçlü, daha bağımsız ve daha itibarlı bir Türkiye için sorumluluk almaktır.
MESİAD olarak duruşumuz nettir. Ülkemizin stratejik gücünü artıran, milletimizin refahını yükselten ve Türkiye’nin küresel sistemde etkin rolünü pekiştiren her adımın destekçisiyiz. Daha güçlü bir Türkiye, yalnızca bir hedef değil; bu dönemin tarihsel bir gereğidir.
Teaser (160 karakter):
İzlendi: 4
