
“`html
MHP Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Selim Yurdakul, “Farklı aile sağlığı merkezlerine olan ihtiyaç ortadan kalkmıştır. Önerdiğimiz tek tip aile sağlığı merkezinde, doktor, hemşire, teknisyen, psikolog, aile danışmanı, diyetisyen, diş hekimi ve güvenlik personeli gibi temel ekipmanlarla donatılmış bir sağlık merkezi oluşturmayı planlıyoruz.” açıklamasında bulundu.
Yurdakul, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli öncülüğünde 8 Kasım 2025 tarihinde gerçekleştirilen “Türk Sağlık Sisteminde Yenilikler Çalıştayı-21. Yüzyıl Sağlık Politikaları” adlı etkinlikte hazırlanan 1100 sayfalık raporu bir otelde düzenlediği basın toplantısında tanıttı.
Raporun, Türk milletinin sağlık standartlarının nasıl geliştirileceği, sağlık çalışanlarının ve hasta memnuniyetinin nasıl arttırılacağı, Türk sağlık sektörünün dünya pazarında nasıl rekabet edebileceği, vatandaşların gelişmiş teşhis ve tedavi imkanlarına erişimlerinin nasıl artırılacağı gibi sorulara yanıt bulmak üzere hazırlandığını belirtti.
Rapor, toplamda 13 farklı masa, 70 alt başlık ve 160 uzman bilim insanının katkısıyla üç cilt halinde oluşturuldu. Yurdakul, “MHP olarak sağlık sisteminde köklü bir değişim öneriyoruz.” ifadelerini kullandı.
Yurdakul, Türkiye’de sağlık harcamalarının hızla arttığını belirterek, 2014 yılında toplam sağlık harcamasının yaklaşık 95 milyar lira iken 2025 yılı itibarıyla 2 trilyon 359 milyar 151 milyon liraya ulaşacağını, bunun katlanarak büyüyeceğini vurguladı. Sağlık Bakanlığı bütçesinin ise 1 trilyon 20 milyar lira olduğunu bildirdi.
Bütçede koruyucu sağlık hizmetlerine yüzde 27, tedavi edici hizmetlere ise yüzde 72 oranında pay ayrıldığını öne süren Yurdakul, Türkiye’de yıllık muayene sayısının 1 milyar 47 milyonun üzerinde olduğunu, yalnızca bir yıl içinde 21 bin 500 Manyetik Rezonans Görüntüleme (MRG), yaklaşık 30 milyon Bilgisayarlı Tomografi (BT), 21 milyon ultrasonografi ve 684 bin PET/BT çekildiğini aktardı.
Yurdakul, bu durumun randevu sorunları, sağlık çalışanları üzerindeki baskının artması, hasta memnuniyetinin düşmesi ve finansal sorunlar gibi olumsuz etkilere yol açtığını belirtti. MHP olarak Türkiye’nin sosyoekonomik gerçekleriyle uyumlu, planlı ve sürdürülebilir bir sağlık sistemi önermekteyiz.” dedi.
Yeni Model Önerisi: Entegre Basamak Sistemi
Tedaviye yönelik reaktif yapıdan koruyucu sağlık hizmetlerini öne çıkaran bir modele geçilmesi gerektiğini dile getiren Yurdakul, şöyle devam etti:
“Önerdiğimiz sistem entegre basamak sistemi olup, vatandaşlarımızın hastalandığında ya da sağlıkla ilgili bir sorun yaşadığında ilk başvuracakları yer aile hekimliği olacaktır. Eğer aile hekimliklerinde sorun çözülemezse, 2. basamak devlet hastanesine başvurulacak; burada da sorun çözülemezse üniversite hastanelerine yönlendirilecektir. Hastalıkların yüzde 75-85’i ilk basamakta çözülebilmektedir. Yani dört hastadan üçü, kendi mahallelerinde veya ilçelerinde bulunan aile hekimlerine gittiklerinde sorunlarını çözebilmektedir.”
Yurdakul ayrıca, mevcut aile hekimliği altyapısının güçlü olduğunu, Türkiye’de 58 bin 646 aile hekimi ve 8 bin 228 aile sağlığı merkezi bulunduğunu ve hedefin bir aile hekimine düşen nüfusun 1800-2000 aralığına indirilmesi olduğunu ifade etti.
“Tek tip aile sağlığı merkezi” modelinin gerekliliğini vurgulayan Yurdakul, aile hekimliği birimlerinin standart hale getirilmesi gerektiğini belirtti. Bu bağlamda, teknolojik altyapının güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Yurdakul, “Kapsayıcı, eşit ve teknolojiyle uyumlu bir aile hekimliği sistemi oluşturmalıyız. Devlet tarafından kontrol, yönetim ve finansmanın sağlanması gerekmektedir.” dedi. Bu sistemin toplum sağlığını güçlendirecek ve sağlık harcamalarını azaltarak sürdürülebilir kalkınmaya katkıda bulunacağını ifade etti.
Acil Servislerde Yoğunluk Sorunu
Yurdakul, Türkiye’deki acil servislere yılda yaklaşık 170 milyon başvuru yapıldığını belirterek, bu durumun yönetilebilir olmadığını ifade etti. Acil servislerde etkin triaj uygulamalarının zorunlu hale getirilmesi gerektiğinin altını çizen Yurdakul, yapay zeka ve otomasyon sistemlerinin triaj süreçlerine entegre edilmesinin önemine değindi.
Uygun olmadığı halde acil servise başvuran hastaların, acil tıp uzmanı tarafından değerlendirildikten sonra polikliniklere yönlendirilmesi gerektiğini aktaran Yurdakul, bu uygulamanın acil servis yoğunluğunu azaltacağını ve acil müdahaleye ihtiyaç duyan hastalara daha hızlı hizmet verilmesini sağlayacağını söyledi.
Tüm bu önlemlere rağmen bazı bölgelerde yoğunluk yaşanabileceğini belirten Yurdakul, o bölgelerde gece 24.00’e kadar açık olacak polikliniklerin devreye alınmasının şart olduğunu vurguladı.
Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu
Yurdakul, 2024 yılında Türkiye’ye 2 milyon sağlık turistinin geleceğini ve bu faaliyetlerden 10 milyar dolar gelir elde edildiğini belirtti. Sağlık turizmi faaliyetlerinin Sağlık Bakanlığı öncülüğünde yürütüldüğüne dikkat çekti.
Yurdakul, “Önerimiz, sağlık turizminin Kültür ve Turizm, Dışişleri, Ticaret ve diğer ilgili bakanlıkların işbirliği ile yürütülmesi ve bu amaçla Ulusal Sağlık Turizmi Koordinasyon Kurulu’nun kurulmasıdır. Bu yapıya özel hastaneler, aracı kuruluşlar ve sivil toplum kuruluşları da dahil edilmelidir.” dedi.
Dijital sağlık sistemlerinin yaygınlaştırılmasının önemine değinen Yurdakul, sağlık turizminin Türkiye’nin yalnızca İstanbul ve Ankara ile sınırlı kalmaması gerektiğini vurguladı. Türkiye’nin güvenli bir sağlık ülkesi olduğunun uluslararası alanda etkin bir şekilde tanıtılması gerektiğini, sağlık hizmetlerinin dış politikada yumuşak güç unsuru olarak da kullanılabileceğini söyledi.
Yurdakul, Türkiye’de tedavi hizmeti alan yabancı hastaların, devlet güvencesinde olduklarını bilmesi gerektiğini de ekledi.
“`
