
Dünyaca ünlü yatırım bankası Goldman Sachs, Türkiye ekonomisinin geleceğine dair hazırladığı analizde, manşet enflasyonun 2026 döneminde de hız kesmeye devam edeceği tahmininde bulundu.
Banka bünyesinde görev yapan analistler, tüketici fiyatlarındaki bu seyrin Türk Lirası üzerinde yarattığı baskıyı bir miktar hafifletebileceğini ancak değer kaybı sürecinin kısıtlı bir ivmeyle de olsa süreceğini dile getirdi.
FAİZ İNDİRİMLERİ VE ‘CARRY TRADE’ DENGESİ

Goldman Sachs analistleri Kamakshya Trivedi ve Michael Cahill imzasıyla 10 Ocak tarihinde yayımlanan küresel döviz kuru raporunda, Merkez Bankası’nın önümüzdeki dönemde yapması muhtemel faiz indirimlerine dikkat çekildi.
Raporda, faiz oranlarındaki düşüşün “carry trade” olarak bilinen ve yüksek faizden yararlanmak için gelen sıcak para pozisyonlarında bir miktar azalmaya yol açabileceği ifade edildi. Buna rağmen, TL’nin aylık getirilerinin yüzde 1 ile 1,5 aralığında kalmaya devam edeceği öngörülüyor.
EN BÜYÜK TEHLİKE: LİKİDİTE SIKINTISI VE ANİ ÇIKIŞLAR

Ekonomi yönetiminin, Türk Lirası’nın aşırı değer kazanarak ihracatçıyı ve dış ticareti zorlamasına izin vermeyeceği vurgulanan raporda, asıl riskin döviz piyasalarındaki yapısal sorunlar olduğu belirtildi. Goldman Sachs, piyasadaki nakit akışının (likidite) halen kısıtlı olduğunu ve yabancı yatırımcıların TL üzerindeki yüksek pozisyonlanma düzeyinin büyük bir risk barındırdığını açıkladı.
Analistler, küresel veya yerel bir sarsıntı durumunda bu pozisyonların çok hızlı ve sert bir biçimde tersine dönebileceği, bunun da kur üzerinde öngörülemez bir baskı yaratabileceği konusunda uyardı.
