Güncel

Yeni lüks: %100 insan, %0 AI

“`html

İsveçli finans teknolojileri şirketi Klarna’nın CEO’su Sebastian Siemiatkowski, geçtiğimiz yıl yapay zeka asistanının 700 müşteri temsilcisinin görevini üstlendiğini duyurduğunda, bunu büyük bir başarı olarak gördüler: “Maliyetler düştü, verimlilik yükseldi.” Ancak teknolojide her şeyin göründüğü gibi olmadığını zamanla anladılar.

Kısa bir süre içinde müşteri şikayetleri artmaya başladı. Müşteriler, destek ekiplerinin verdiği yanıtların tekrarlayıcı, yüzeysel ve empati eksikliği taşıdığını belirtmeye başladı ve adeta şöyle dediler: “Artık bizimle ilgilenen birisi yok.” Siemiatkowski, sonunda şunu itiraf etti: “Sonuç olarak daha düşük kaliteli hizmetle karşı karşıyayız.” Şirket, şimdi sessiz bir şekilde yeni çalışanlar alımına yöneliyor. Öğrenci ve yarı zamanlı işgücünü tekrar istihdam etmeye başlıyorlar.

Bu durum ‘Klarna Effect’ adını aldı ve yalnızca Klarna ile sınırlı kalmadı. Yapay zeka nedeniyle işten çıkarmalar 2025 yılını rekor kıran bir dönem haline getirdi. Amerika’da 55 bin kişi bu süreçten etkilendi. Salesforce, müşteri destek ekibini 9000’den 5000’e düşürürken, Microsoft’un CEO’su Satya Nadella, “Kodumuzun üçte biri artık yapay zeka tarafından yazılıyor,” diyerek 15 bin çalışanını işten çıkardı. Amazon, tarihindeki en büyük işten çıkarmayı gerçekleştirerek 14 bin kurumsal pozisyonu kapattı. Daha küçük bir platform olan Fiverr ise işgücünün yüzde 30’unu etkileyen sözleşmeleri feshetti. Duolingo da, insan çevirmenlerinin sayısını azaltırken geriye kalanları yalnızca son kontrol için çalıştırmaya karar verdi.

Şirketler, bunu verimlilik ve modernizasyon olarak sunarken, Oxford Economics’in verileri başka bir gerçeği ortaya koyuyor: Yapay zeka kaynaklı işten çıkarmalar, toplamın yalnızca yüzde 4,5’ini oluşturuyor. Geri kalan, ekonomik baskılar ve pandemi sonrası oluşan aşırı istihdam dengesizliklerinden kaynaklanıyor. Belki de bazı şirketler için yapay zeka, işten çıkarmaları açıklamanın pratik bir yolu haline geldi.

Son zamanlarda işletmeler fark ettiler ki yalnızca verimlilik yeterli değil. İnsanlar, insana dokunmayı ve gerçek bir empatiyi arıyor. Zira belki de en önemli lüks, birinin gerçekten düşünmesini sağlamak; bir algoritmanın optimize etmediği, bir insanın önemsendiğini hissettirdiği durumlarda aradığımız karşılığı bulmak.

Tüketiciler de bu duruma tepki veriyor. Çünkü işsizlik dalgasından etkilenen insanlar, başkalarının aile üyeleri, arkadaşları ya da sevdikleri. Ayrıca, yapay zekanın her geçen gün artan kabiliyetleri, teknolojiyle aşina olmayan bireyler için bir tehdit unsuru oluşturuyor. Ancak konuya girmeden, günümüz ruhunu anlamak önemli.

YILIN KELİMESİ: ÇÖP

Merriam-Webster, 2025’in kelimesi olarak Slop/Çöp seçimini yaptı. Tanımı ise şöyle: İstemediğiniz ıslak bir şeyin sesi. İnsanlar, yapay zeka tarafından üretilen kalitesiz içeriklere de AI Slop adını veriyor, yani yapay zekanın ürettiği çöplük içerik.

Çöp içerik her yerde karşımıza çıkıyor: Sosyal medya paylaşımlarında, emlak ilanlarında, haber sitelerinde ve iş sunumlarında. TikTok’taki viral tavşan videosu yapay zeka tarafından oluşturulmuş olabilir. Duygusal görünen o LinkedIn paylaşımının arka planında muhtemelen ChatGPT var. Çocuğunuzun izlediği YouTube videosunu kontrol etmekte fayda var.

GERÇEK Mİ YAPAY ZEKA MI?

Edelman’ın yaptığı bir araştırmaya göre, tüketicilerin yüzde 62’si neyin gerçek neyin yapay olduğunu ayırt edemezken, yüzde 71’i gizli otomasyonun güvenlerini sarstığını belirtiyor. İnsanlar, kandırılmaktan hoşlanmıyor ve bu durumun farkına varıyorlar.

Markalar da bu konuda sessiz kalmıyor. Amerika’nın önde gelen radyo ve podcast şirketi iHeartMedia, Guaranteed Human kampanyasını başlatarak yapay zeka sunucu ve müzik kullanmayacaklarını taahhüt etti. İlginç bir şekilde, dinleyicilerin yüzde 90’ı, yapay zeka ile oluşturulan içerikle karşılaşsalar bile, insan yapımı içerik tercih ediyor. CEO Bob Pittman, “Tüketiciler yalnızca kolaylığı değil, anlam arıyor,” açıklamasında bulundu.

Giyim sektöründe Aerie, ‘No AI. No Retouching. 100% Real’ kampanyasıyla Instagram’da büyük başarı elde etti. Yapay zeka içeriği kullanmamalarının ardından beğeni oranı yüzde 28 arttı. Dove, 2024’te yapay zeka görüntülerine yer vermeyeceğini açıkladı. Heineken, ‘Gerçek Arkadaşlar Yapay Değildir’ şiarıyla yapay zeka destekli arkadaşlık uygulamalarını hedef aldı. Cadbury 5 Star ise ‘Yapay Zekayı Vasat Hale Getirin’ kampanyasıyla mizahi bir yaklaşım benimsedi. Makine temelli bir dünyanın sunduğu hızda, insan olarak değerli zaman harcamanın ve basit zevklerin tadını çıkarmanın kıymetini vurguladılar. DC Comics de çizgi romanlarında yapay zeka kullanmayacaklarını duyurdu.

YENİ ORGANİK: İNSAN YAPIMI

Vince Gilligan’ın Apple TV’de yayınlanan yeni dizisi Pluribus, “Bu dizi insanlar tarafından yapıldı” notuyla başlıyor. Tam anlamıyla el yapımı ürünlerde görülen ‘handmade’ etiketi, içeriklere de geçerli hale geliyor. Gözlemlenen durum, insanların yapay zeka içeriklerine değil, insana ait üretim etiketine daha çok güvendiği yönünde.

Bir zamanlar yalnızca tarımda kullanılan “organik” terimi, pazarlama bağlamında da popülerleşti. Şimdi sıra insan yapımı içeriklere geldi. Gartner’ın öngörüsüne göre 2027 yılına kadar markaların yüzde 20’si ‘yapay zekasız’ (AI-free) olarak kendilerini konumlandıracak. CivicScience araştırmaları, tüketicilerin yüzde 36’sının yapay zeka kullanan markalardan alışveriş yapma olasılığının düştüğünü gösteriyor.

Ayrıca, sertifikasyon girişimleri de hız kazanıyor. ailabels.org, insan yapımı, insan ile yapay zeka desteği ile yapımı ve çoğunlukla yapay zeka tarafından üretilen içerikler için üç kategorili gönüllü bir etiketleme sistemi sunuyor. thisisdonebyhumans.org ise, işletmelere ve sanatçılara ücretsiz insan yapımı onayı veriyor. humanmade.art ise, sanat eserlerinin üretim süreçlerini belgeleriyle kanıtlamalarını bekliyor. Müzik endüstrisinde ise Humanable, yapay zeka tespit yazılımı ve müzikolog değerlendirmesi ile sertifika sunuyor; ihlal durumlarında üyelikleri iptal ediliyor.

ALDATMACAYA AÇIK:

Bu tür sertifikasyonların yanı sıra yeni bir tehdit de görünür hale geldi: Human-Washing. Bu, yapay zeka ürünlerini insan yapımı olarak pazarlamak suretiyle yapılan bir aldatmacadır. Bu tür aldatmacalara karşı, kanıta dayalı sertifikasyon talepleri artıyor.

Güney Kore de yapay zeka içeren tüm reklamların etiketlenmesi yükümlülüğünü getirdi. İhlal halinde yaklaşık 21 bin dolar ceza uygulanacağı bildiriliyor.

Yasal alanda da önemli gelişmeler yaşanıyor. Ağustos 2025’te Anthropic, Claude modelini eğitmek için izinsiz materyalleri kullandığı gerekçesiyle 1,5 milyar dolarlık bir uzlaşmaya vardı. Bu karar, yapay zeka şirketlerinin insan yaratıcılığını ruhsat almadan kullanmaları için çok ciddi bir mali yaptırım getiriyor. İnsan kaynaklı verinin maliyeti arttıkça, yapay zeka üretiminin de maliyeti yükselecek.

LÜKS DEĞİL, TEMEL İHTİYAÇ

Bu gelişmeler, dijital çağda derin bir insanlık arayışının işareti olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zeka, etkinliği ve ölçeklenebilirliği artıran güçlü bir araç olabilir, ancak insanlar gerçek empati, yaratıcılık ve anlam arayışında kesin sınırlar çizmektedir. Gelecek, insan bakış açısının ön plana çıktığı bir denge içerisinde şekillenecek; çünkü insanı insana yapan şeyler, insan tarafından üretilen değerlerdir.

“`

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu