
Türkiye’deki sağlık sisteminde en büyük sorunlardan biri olan “Personel Eksikliği”, bir hemşirenin detaylı iş yükü analizi ile somut verilere dönüştü. 25 yataklı bir serviste çalışan iki hemşirenin 08.00 – 16.00 arasındaki mesailerinde yapmaları gereken işlerin süresi hesaplandığında korkunç bir tablo ortaya çıktı. “Eldeki süre 16 saat, yapılması gereken iş 35 saat!” diyor hemşireler, yöneticiler ise “daha hızlı olun” diyor.
Bilim ve matematik ışığında bu mümkün mü? Bir sağlık profesyoneli tarafından hazırlanan “Hemşire İş Yükü Analizi Raporu”, sistemin çalışanlardan fiziksel kurallara uygun olmayan bir performans beklediğini ortaya koydu. Rapor, 25 hastanın yattığı karma bir servisi baz alıyor.
Sadece iki hemşirenin görev yaptığı serviste, yapılması gereken iş süresi 35 saat 15 dakika. Hemşirelerin 16 saatlik süresine sığdırılmaya çalışılan işler, tükenmişlik sendromunu açıkça özetliyor. Raporun en çarpıcı kısmı ise yemek, tuvalet gibi ihtiyaçların hesapta olmaması.
Analiz, personel planlamasının sürdürülebilir olmadığını kanıtlıyor. Hemşireler ya işleri yetiştiremiyor ya da hata yapma riskiyle karşı karşıya kalıyor. Çözüm, iş yükünü personel sayısına eşitlemek.
