
Dünyanın iki büyük yeşil akciğeri olan Amazon Yağmur Ormanları ve Sibirya Taygası, son araştırmalara göre, artık birer karbon yutağı (absorber) olmaktan çıkıp, net birer karbon kaynağı (emitter) haline gelme tehlikesiyle karşı karşıya. Bu durum, iklim değişikliği ile mücadelede tüm hesapları altüst ediyor ve 1.5 santigrat derece hedefine ulaşmayı neredeyse imkansız kılıyor. Bilim insanları, bu “Gizli Nefes”in durmasının küresel ısınmayı beklenenden çok daha hızlı tetikleyeceği konusunda uyarıyor.
Detaylı Gelişme ve Analiz: Son 10 yılda kaydedilen uydu verileri ve yerel ölçümler, Amazon’un bazı bölgelerinde ormansızlaşma, aşırı sıcaklık ve kuraklığın etkisiyle ağaçların karbondioksit (CO2) emilim oranının düştüğünü, ölen bitki örtüsünün ise CO2 salınımını artırdığını gösteriyor. Aynı zamanda, Sibirya’daki sürekli donmuş toprak (permafrost) tabakasının erimesiyle birlikte, binlerce yıllık metan gazı (CO2’den çok daha güçlü bir sera gazı) atmosfere karışmaya başladı. Bu iki büyük doğal mekanizmanın eşzamanlı çöküşü, gezegenin kendi kendini iyileştirme yeteneğinin sınırlarına ulaştığını gösteriyor.
Uluslararası Tepki ve Acil Eylem Planları: G20 ülkeleri ve Birleşmiş Milletler (BM), bu verilerin ardından acil durum zirvesi toplama kararı aldı. Önerilen eylem planları arasında, kritik ekosistem bölgelerinde “karbon nötr bölgeler” ilan edilmesi, uluslararası fonlarla hızlandırılmış yeniden ağaçlandırma programları ve özellikle gelişmekte olan ülkelerde biyoçeşitliliği koruma yasalarının sıkılaştırılması yer alıyor. Ancak uzmanlar, küresel karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik daha radikal adımlar atılmadıkça bu ‘çöküş eğilimi’nin geri döndürülemez olacağını vurguluyor.
