
Artan maliyetler nedeniyle üretimi Mısır’a kaydıran Türk hazır giyim sektörü, kalite düşüşü ve artan tüketici şikâyetleriyle karşı karşıya. Uzmanlar, “Made in Türkiye” algısının zedelendiğine dikkat çekiyor.
Türkiye tekstil ve hazır giyim sektörü, son yıllarda artan enerji maliyetleri, yükselen işçilik ücretleri ve finansman baskısı nedeniyle üretimde rotasını yurt dışına çevirdi. Özellikle Mısır, düşük iş gücü maliyetleri, serbest ticaret anlaşmaları ve Avrupa pazarına deniz yoluyla yakınlığı sayesinde Türk markaları için cazip bir üretim üssü haline geldi. Ancak bu yönelimin mağaza raflarına yansıması, sektör açısından ciddi bir tartışmayı da beraberinde getirdi: fiyatlar düşmezken kalite geriliyor.
Son dönemde jean, mont, kaban ve ceket gibi ürünlerde daha sık görülmeye başlayan “Made in Egypt” etiketleri, tüketici şikâyetlerinin artmasına neden oldu. Dikiş hataları, kumaş kalitesinde zayıflama, renk solması ve kısa sürede deformasyon gibi sorunlar, özellikle sosyal medya ve şikâyet platformlarında öne çıkıyor. Şikayetvar verilerine göre hazır giyim sektöründe şikâyetler son aylarda yüzde 14 artış göstererek rekor seviyeye ulaştı.
Sektör temsilcilerine göre kalite düşüşünün temel nedenleri yalnızca işçilikle sınırlı değil. Maliyetleri minimize etmek amacıyla daha düşük gramajlı denim kumaşlar, zayıf iplik yapıları ve dayanıklılığı sınırlı hammaddeler tercih ediliyor. Ayrıca Mısır’daki bazı üretim tesislerinde kullanılan makine parkurlarının, Türkiye’deki modern ve yüksek teknolojili hatlara kıyasla eski olması; dikiş hassasiyeti, yıkama kalitesi ve ürün standardizasyonunu olumsuz etkiliyor. Denetim mekanizmalarının yeterince güçlü olmaması ve hızlı üretim baskısı altında kalite kontrol süreçlerinin esnetilmesi de sorunları derinleştiriyor.
Mimya Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Yasemin Sarpkaya, Mısır’a giden birçok firmanın geri dönmek istediğini belirterek, “İşçilik ucuz gibi görünüyor ancak verimlilik düşük. Bir Türk işçisinin yaptığı işi Mısır’da iki-iki buçuk kişi ancak yapabiliyor. Bu da kaliteyi ve teslim sürelerini olumsuz etkiliyor” ifadelerini kullandı. Avrupa’nın önde gelen markalarından alınan siparişlerde iptaller yaşandığına dikkat çekti.
Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD) Başkanı Toygar Narbay ise Mısır’da üretilen tüm ürünlerin kalitesiz olarak nitelendirilmesinin erken olduğunu, ancak Türkiye ile aynı kalite seviyesinin henüz yakalanamadığını vurguladı. Narbay, “Türkiye’nin yıllara dayanan know-how’ı ve kalite kültürü çok güçlü. Bu alan kontrolsüz şekilde boşaltılırsa kayıp kalıcı olabilir” dedi.
Öte yandan sektörün yeni üretim adresi olarak Suriye de gündeme gelmeye başladı. Tekstilci Mehmet Arslan’a göre Halep ve Şam çevresinde ciddi bir kalifiye iş gücü bulunuyor ve pamuk üretimi açısından önemli bir potansiyel mevcut. Ancak uzmanlar, hangi ülke olursa olsun kalite, denetim ve marka algısının korunmadığı bir üretim modelinin uzun vadede Türk tekstiline zarar vereceği konusunda hemfikir.
